Nihilist Penguen: Modern İnsanın Sessiz Yürüyüşü

Eski tarihli bir video bugünlerde yeniden viral oldu. Videoda bir penguen koloniden ayrılarak tek başına dağlara doğru yürüyordu. Dijital alem bu penguene “nihilist penguen” adını verdi. Video hakkında binlerce yorum yapıldı; bazıları bunu mizahi bir yerden ele aldı, bazıları ise modern insanın anlam arayışı ve tükenmişliği üzerinden yorumladı.

Ben ise bu videoyu ve etrafındaki yorumları dikkatle inceledim. Mizahi yönüyle ilgilenmem ve buna gülmem kısa sürdü. Çünkü bu sevimli penguenin yürüyüşü üzerine düşündükçe, içimdeki sıkışmışlık hissine temas ettiğini fark ettim. Bana göre bu penguenin davranışı modern insanın en dürüst metaforuydu. Hem kendimden hem de günümüzün bilişsel ve duygusal olarak esir insanlarından çok şey buldum.

O penguen, kalabalığı terk eden bir birey, güvenli anlamlardan uzaklaşan bir bilinç, sessiz bir varoluş sorusuydu.

Koloni: Modern Hayatın Güvenli Gürültüsü

Penguen kolonisi gürültülü, sıcak ve güvenlidir.

Modern insanın kolonisi ise kariyer planları, sosyal medya kimlikleri, tüketim alışkanlıkları, başkalarını memnun etme çabaları ve bunlara ilişkin başarı metrikleridir.

Kolonide kalmak güvenlidir.

Ama kolonide kalmak aynı zamanda sürü olmaktır.

Toplum kolonidir; sıcak, gürültülü ve güvenlidir. Ama bazen insan, koloninin gürültüsünden kaçıp sessiz bir dağa yürümek ister.

Benim için koloninin sesi, uzun yıllar tutunmaya çalıştığım klasik kariyer çizgileri ve kendime rağmen bedeller ödeyerek oluşturduğum kişisel konfor alanımdı. Dışarıdan bakıldığında mantıklı, prestijli ve güvenliydi. Ama içimde, bu koloninin gürültüsünde duyulmayan bir soru vardı:

“Gerçekten bu mu?”

Okyanus: Hazır Anlamlar

Penguenler için okyanus besin ve hayattır.

Bizim için okyanus; prestijli bir iş, toplumsal onay, maaş bordroları ve “başarılı hayat” hikâyeleridir.

Okyanus hazır anlamdır.

Ama hazır anlam, her zaman gerçek anlam değildir.

Ben de uzun süre okyanusa yürüdüm. Unvanlar, kurumsal yapılar, başarı tabloları…

Ama bir gün fark ettim ki okyanus bana ait bir anlam sunmuyordu; sadece ödünç bir hikâye veriyordu. Herkese ait olabilecek anonim bir hikâyenin hayatıma düşen izdüşümüydü.

Dağlara Yürüyüş: Anlam Krizi ve Özgürlük

Penguen okyanusa değil, dağlara yürüdü.

İnsan da bazen tam olarak bunu yapar:

            •          Kariyerin ortasında “Bunu gerçekten istiyor muyum?” diye sormak

            •          Sosyal hayattan içsel bir inzivaya çekilmek

            •          Başarı tanımlarını reddetmek

            •          Her şeyi bırakıp başka bir hayat hayal etmek

Bu yürüyüş çoğu zaman nihilizm olarak etiketlenir.

Oysa nihilizm her zaman yıkım değildir.

Nihilizm: Çöküş mü, Başlangıç mı?

Nietzsche’ye göre nihilizm, eski değerlerin çöküşüdür; ama aynı zamanda yeni değerlerin doğum sancısıdır.

Anlamın yıkılması, anlam yaratma özgürlüğünü getirir.

Belki de penguen anlamsızlığa yürümüyor; eski anlamların çöktüğü noktadan sonra kendi anlam ufkuna yürüyordur.

Çarpıcı olan şu ki, bu videoyla tam da kendi anlamımın çöktüğü yerde yeni bir anlam inşa etmeye çalışırken karşılaştım. Yeniden yazmak, anı gözlemlemek, meselelerin içinde kaybolmak yerine uzaktan bakmak, tasavvuf, Zen öğretisi, stoacılık ve mindfulness üzerine çalışmak, terapiyle profesyonel destek almak…

Özetle, bana ait bir içsel manifesto kurmak.

Bunlar benim dağlardaki patikalarım.

Stoacı, Zen ve Tasavvufi Bir Penguen Okuması

Stoacı Perspektif

Stoacı için koloninin normları kontrol edilemezdir. Kontrol edilemez bir yapıya körü körüne dahil olmak, insanın kendine yapabileceği en zararlı şeylerden biridir.

Özgürlük, ait hissetmediğin yolu sırf koloni doğru buluyor diye takip etmek yerine kendi yolunu yürümektir.

Penguen stoacı bir figürdür: dayatılan dış düzeni değil, iç pusulasını takip eder.

Zen Perspektifi

Zen için yürüyüşün anlamı yoktur; yürüyüşün kendisi anlamdır.

Penguen düşünmez, hesap yapmaz, sadece yürür.

Amaç değil, saf deneyim.

Tasavvufi Perspektif

Tasavvufta koloni “kesret”, dağlar “vahdet”tir.

Penguen, çokluktan birliğe yürüyen bir seyr u sülûk yolcusudur.

Toplumdan ayrılıp hakikate yürüyen bir derviş gibidir.

Modern Hayatın Sessiz Dağ Yürüyüşleri

Modern insan da her gün küçük nihilist yürüyüşler yapıyor:

            •          LinkedIn başarı hikâyelerinin ortasında anlamsızlık hissetmek

            •          Instagram’da var ama iç dünyasında yok olmak

            •          Her şeyi silip başka bir şehirde, ülkede yaşama hayali kurmak

            •          Gürültüden, beklentilerden, şehirden kaçmak

Ben de bazen takdir ve onay kazanmak için yaptığım şeylerin arasında bulduğum boşluklarda, gerçekten beni mutlu eden anları günün en gerçek zamanı olarak hissediyorum.

Bazen durup kendime “Beni şu anda en çok ne mutlu ederdi?” diye soruyorum.

İyi bir hayat bazen güvenli bir rutin değil; küçük ama gerçek anların toplamıdır.

Nihilist Penguen: Bir Ayna

Nihilist penguen aslında bir meme değil.

O, bir ayna.

Modern insan kendine bakıyor ve şunu görüyor:

“Ben de koloniden ayrılmak istiyorum.”

Ben de o aynaya baktığımda şunu görüyorum:

Koloniden ayrılmak bir isyan değil, bazen bir olgunlaşma biçimi.

Belki de Kaybolmak Bir Seçimdir

Bilim insanları penguenin muhtemelen yönünü kaybettiğini söylüyor.

Ama insan için kaybolmak bazen bilinçli bir seçimdir.

Kaybolmak, eski haritaları yakmaktır.

Kaybolmak, yeni anlamlar yaratmak için gereklidir.

O Penguen Belki de En Cesur Olandı

Kolonide kalanlar güvende.

Ama yürüyen, riski göze aldı.

Anlamın çöküşünü, yalnızlığı, bilinmezliği göze aldı.

Belki de nihilist penguen, kaybolmuş bir hayvan değil; kaybolmayı göze alan tek canlıydı.

Ve belki de modern insanın en büyük ihtiyacı, biraz kaybolmayı göze almaktır.

Yorum bırakın